Anna Piaggi: Eklektik Kraliçesi

Anna_Piaggi_stil

İlk bakışta mahallenin delisi diyeceğiniz bu kadın, aslında moda dünyasında çok tanınan biridir. Adı Anna Piaggi. Farklı dönemlerde Vanity Fair, Vogue Italia ve başka önemli moda dergileri için çalıştı. Karanlıkta giyinmiş diyeceğiniz Anna, kendi özel eklektik giyim tarzı ile moda tarihinde bir stil ikonu olarak kabul edilmiştir.

Anna Piaggi kimdir

Bu kadını ilk gördüğümde çok şaşırdım, ne diyeceğimi bilemedim. Ama aynı zamanda çok ilginç bulduğum için hayat hikayesini ve stil anlayışını araştırmaya karar verdim. Ona farklı açıdan baktım ve stiline hayran kalamasam da stilini ilginç ve ilham verici buldum. Bulabildiğim bütün bilgileri ve Anna’nın stilini en iyi anlatan fotoğrafları sizinle paylaşıyorum.

Anna’nın çocukluğu ve gençliği

Anna 22 mart 1931 yılında Milan’da doğdu. Daha çocukken Anna moda dünyasına yabancı değildi; babası La Rinascente mağazasının yöneticisiydi. Rinascente moda, aksesuar, güzellik, ev eşyaları, tasarım ve gıda sektörlerinde İtalyan ve uluslararası markalara sahip üst düzey mağazalardan oluşan bir koleksiyondur. İtalya’da biri Roma, biri de Milan’da olmak üzere dokuz mağaza işletmektedir. Annesi aynı mağazada sekreter olarak çalışıyordu. Dedesi Latince ve Yunanca öğretmeniydi ve onun sayesinde küçük Anna yabancı dillere yatkın bir çocuktu. 1938 yılında Anna’nın babası fevat edince annesi Anna’yı yatılı bir okula gönderdi. Okulu bitirdikten sonra Anna eve dönmek için acele etmedi; orada burada çalışıp seyahat ediyor ve yabancı dilleri öğreniyordu.

Anna Piaggi genç

O zamanlarda Anna, döneminin sıradan kadınları gibi giyinirdi, çok sade hatta sıkıcı burjuva giyim tarzına sahipti. Yukarıdaki fotoğrafta bunu görebilirsiniz.

Hayatının aşkı

Daha sonra 50’lerin başında Arnoldo Mondadori yayın evinde tercüman ve moda yazarı olarak çalışırken ileride kocası olacak fotoğrafçı Alfa Castaldi ile tanıştı.

Anna Piaggi ve Alfa Castaldi

Hep asker gibi giyinirdi. “Gamaica” barına birşeyler içmeye gittik. Ressamlar ve fotoğrafçılar hep orada buluşurdu. Kocam da hep orada takılırdı. O çok bohemdi ama çok da akıllıydı! Gördüğüm en kültürlü insanlardan biriydi.

1960 yılında Anna, çalıştığı yayınevinin yeni projesi olan “Ariadne” adlı moda dergisinde editör oldu ve Alfa Castaldi ile birlikte yeni bir alanda çalışmaya başladı. Moda’nın günlük hayatı nasıl etkilediğine dair ayrıntılı fotoğrafsal araştırmalar yaptılar. Bu çalışmalar sadece moda değil sosyoloji ile ilgilenen insanların da dikkatini çekiyordu ve “Ariadne” dergisi hızla büyüyordu. Bu arada Alfa Castaldi kendini moda fotoğrafçılığına adamış ilk fotoğrafçıydı, Milan’da profesyonel moda fotoğraf stüdyosu açan ve “Ariadne” için Prag’da çekim yaparak fotoğraf çekimi için yurtdışı gezisi düzenleyen ilk fotoğrafçıydı.

Anna Piaggi ve Alfa Castaldi genç

Londra

Anna, “Ariadne”de çalışırken moda butiklerinde satılan ürünleri gözden geçirmek için sık sık Londra’ya gitmeye başladı. O seyahatlerde tam 87 butiği ziyaret ettiği biliniyor. Bir tanesinde Anna, moda tarihçisi olan Vern Lambert ile tanıştı ve ondan etkilenip antika kitap, eşya ve vintage kıyafet biriktirmeye başladı. Bulduğu eski kıyafetleri trend parçalarla kombinleyen Anna yavaş yavaş benzersiz stilini yaratmaya başladı.

Moda, sonsuz bir yaratıcılık sürecidir. Parçaları, eski ya da yeni, ucuz ya da pahalı farketmez kombinlemeyi bilmek lazım. Sadece zevk sahibi olmanız ve bu parçaları kendi üzerinizde sunma yeteğinizin olması yeterli.

Anna piaggi eski fotoğraflar

Londra, bana geleneksel moda fikirlerini baz alıp onları nasıl tersyüz edeceğimi öğretti. İtalya’da çantamızı ayakkabımıza uydurmaya çalışıyorduk, İngiltere’de ise canımız ne isterse yapabiliyorduk! Butikleri gezerken önüme gelen her şeyi alıyordum; bu benim tarzımı oluşturdu ve fikirlerime yön verdi. İşte Londra’yı bunun için seviyorum.

Kırmızı daktilo

1961 yılında Anna, Olivetti Valentine marka kırmızı bir daktilo aldı ve ölene kadar makale yazmak için onu kullandı.

Anna Piaggi kırmızı daktilo

Karl Lagerfeld

1974 yılında Anna, Paris’te Karl Lagerfeld ile tanıştı ve onun ilham perisi oldu. Karl Anna’nın stilini öyle ilginç buluyordu ki tanıştıkları gece itibari ile Karl, Anna’yı her gördüğünde onun çizimini yaptı; ilkini Çin lokantasında bir peçete üzerinde çizmişti. Daha sonra çizimler çoğalınca “Karl Lagerfeld Anna Piaggi’yi çiziyor” adlı kitabını bastırdı.

Anna Piaggi Lagerfeld kitabı
Karl Lagerfeld Anna Piaggi çizim kitabı

Tanıştıkları akşam başlayan bu arkadaşlık, uzun yıllar sürdü.

Karl Lagerfeld ve Anna Piaggi

Anna, hayattaki başarısını üç erkeğe bağlıyordu: Alfa Castaldi, Karl Lagerfeld ve Vern Lambert’e. Anna’nın dediğine göre bu üçü, kültür, moda ve tarihten oluşan ilgi üçgenini belirleyen kişilermiş.

“Vanity Fair” ve “Vogue”

1981 ile 1984 yılları arasında o sırada Amerika’da oturan Anna, Vanity Fair dergisinde görev aldı. Moda trendleri ile ilgili özel röportajlar yaptı. Dergi için çok yenilikçi bir biçimde hazırladığı kolajlar ve onları anlatan metinler, korkulduğu gibi okurlara zor gelmedi, aksine olumlu geri bildirim aldı, okur sayısı ise tavan yaptı.

Anna Piaggi Vanity Fair

Anna Piaggi Vanity içerik

Anna Piaggi döneminde Vanity Fair dergi kapakları ve içeriği

Amerika’da çok başarılı olmasına rağmen Anna, İtalya’ya döndü. Çeşitli dergiler için çalıştıktan sonra 1988 yılında Vogue Italia için kreatif danışman olarak çalışmaya başladı. Bir Vogue okuru iseniz belki biliyorsunuzdur, Vogue’da yeni trendler gözden geçirilir, ünlülerle röportaj yapılır, bazen akıllıca ve sıkıcı makalelerle karşılaşırsınız falan. Fakat Vogue İtalia, Anna sayesinde bambaşka bir hal aldı. Sıkıcı Vogue England ve milliyetçi Vogue France’ın aksine, Vogue Italia tam bir göz ziyafetiydi. İtalyanca bilmeseniz de derginin sayfalarını çevirirken aldığınız görsel zevk size yetiyordu. Dergide “Doppie Pagine” ya da kısaca “DP” diye bir bölüm vardı. Doppie Pagine, ikili sayfalar demektir. Bu sayfalar Anna’ya aitti ve o, canı ne isterse onlarla yapabiliyordu. Trendlerin ne olacağını önceden hissedip okurlara ipucu veriyordu sanki bu sayfalarda. Bunu çoğu zaman
grafik ve kolaj yoluyla yapıyordu, ayrıca görüntülediği şeyler sadece trend parçaları giymiş mankenler değildi. Metrodaki duvar yazıları, mobilya, hayvanlar, sanat, şapkalar ve mücevherler…Gelecek trendlerle çağırıştırılan herşey. Sizin için farklı yıllara ait birkaç örnek buldum.

Anna Piaggi İtalyan Vogue
Vogue İtalya DP Anna
Vogue İtalya ikli sayfalar Anna
Anna Piaggi Vogue İtalya
Anna Piaggi ve DP

Okurlar, bu sayfalara Vogue Italia’nın kalbi diyordu. Ünlü moda tasarımcısı Manolo Blahnik bir keresinde şöyle dedi “Onun sayfaları, Vogue’u okunma sebebidir. Acaba her şeyin nasıl olacağını nereden biliyordu ve nasıl asla yanılmıyordu?”

Aşağıda gördüğünüz bu ikili sayfaları Anna, öldüğü 2012 yılında 81 yaşındayken hazırladı. Desen hayranı olduğum için onları özellikle paylaşmayı istedim. Etnik desenin trend olduğunu bu kadar çarpıcı bir şekilde göstermek sizin aklınıza gelir miydi? Hem de bu yaşta?

Anna Piaggi Vogue 2012
Anna Piaggi DP 2012

Anna Piaggi’nin giyim tarzı

Anna Piaggi eklektik kraliçesidir; farklı stillere ait parçaları bir bütün yapar, birbiriyle kombinlenmeyen şeyleri kombinler, ucuzu pahalıyla, eskiyi yeniyle karıştırırdı. İsterseniz stilinin en belirgin özelliklerini sırayla inceleyelim.

Anna Piaggi giyim tarzı

Şapka

1982 yılında ünlü şapkacı Stephen Jones, Anna’ya ilk şapkasını yaptı. O günden beri şapkalar, Anna’nın vazgeçilmez aksesuarı oldu ve Stephen Jones her altı haftada bir kendisi için yeni şapka hazırladı.

Anna Piaggi stili

Aslında en doğrusu onun şapkaları için ayrı bir yazı hazırlamak olurdu çünkü çok fazlalar ve hepsi çok güzeller. Anna, “Anna Piaggi fashionology” adlı kendi kıyafet sergisinde tam 932 şapka sergiledi! Evde ne kadar kalmış bilmiyoruz.

Anna Piaggi şapka
En çok beğendiğim şapka bu

Mavi saç tutamı

1989 yılında Anna, mavi saç tutamı edindi. “Bir gün kuaförüm Roberto Pagnini, direkt başımda boyaları karıştırırken birden sustu, dehşete kapıldığı açıkça görülüyordu. Karıştırdığı boyalar birbirleriyle reaksiyona girip mavi renk vermiş. Ama ben beğendim, Vogue’daki kızlar da. O günden beri saçımın rengini değiştirmedim, o benim için çok önemli.”

Anna Piaggi mavi saç tutamı

Baston

Anna’nın bastonları, onun gibi kısa boylu bir kadın için bile fazla kısalar. Onlar tamamen aksesuar işlevi yapıyorlardı. Anna, bazen baston yerine şemsiye kullanırdı, bazen de ikisini birden.

Anna piaggi giyim stili

Diğer detaylar

Anna neredeyse her zaman parmaksız eldiven giyerdi. Çok ilginç bir detay ama bu tarz eldivenlere bayılırdı. Onun dışında küpe, atkı/fular/kürk yaka ve mutlaka üzerinde bir dış giyim parçası vardı – ceket, kardigan, trençkot ya da kaban. Anna, her gün giydiklerinin listesini tutardı ve asla aynı kombini tekrarlamazdı.

Anna Piaggi stil ikonu

Çok fazla giysisi vardı. Düzenlediği kıyafet sergisinde 256 çift ayakkabı, 29 yelpaze, az önce bahsettiğim gibi 932 şapka ve tam 2586 adet elbise sergiledi. Zaten elbiseler için “Asla aynı elbiseyi iki kere giymeyin.” derdi.

Makyaj

Çok enteresan bir makyaj anlayışı vardı. Palyaçoyu andıran Anna, şöyle derdi:”Nasıl göründüğümü çok önemserim. Makyaj yapmadan asla bir yere gitmem.” Anna, çoğu zaman mavi far, kırmızı tonlarında bir ruj ve turuncuya kaçan bir allık kullanırdı. Yanaklarını küçük ve yuvarlak yapardı, kimi zaman dudaklarını da olduklarından daha ufak gösterecek şekilde ruj sürerdi.

Anna piaggi makyaj

Kendi tarzı hakkında “It’s all in the mix!” derdi “Aynı eşyayı asla iki kere giymem. Rastgele eşyaları giymişim gibi görünüyorum ama öyle değil, her şeyi titizlikle seçtim.” Anna, hiçbir zaman bir giysiyi trend olduğu için giymedi. Modayı her zaman kendi tarzına adapte etti. “İşe veya market alışverişi yapmaya giderken moda defilesine giderken giyindiğim gibi giyiniyorum. Ve daima giyinme sürecinden zevk alıyorum. Umarım 80 yaşındayken komik görünmemek için neyi giymemem gerektiğini hala anlayabiliyor olacağım” derdi Anna.

Anna piaggi kıyafet

Öldüğünde 81 yaşındaydı. Son güne kadar eğlenceli ve komik giyinmeye devam etmişti.

Moda’da Anna Piaggi

Anna öldükten hemen sonra Marc Jacobs, Anna’nın eklektik tarzından etkilenip kendi 2012-2013 Sonbahar-Kış koleksiyonunu ona adadı. Çok katmanlı kombinler, şapkalar, şallar ve atkılar, erkek tarzı çoraplar ve süslü ayakkabılar, herşey Anna’yı hatırlatıyordu.

Anna Piaggi gibi nereden giyinebilirsiniz?

Eğer Anna Piaggi gibi giyinmek istiyorsanız aklıma gelen ilk şey Modacruz’dur. Anna’nın kıyafetlerinin büyük kısmı vitage idi. Modacruz’da ise uygun fiyata çok güzel vintage parçalar var.

Ben de bu muhteşem kadına saygı duruşunda bulunmak için oradan bir parça alacağım. Ne alacağımı buldum bile ama ne olduğunu şimdi söylemeyeyim, intrig olsun.

Umarım renkli ve çılgın Anna Piaggi’yı keşfetmek size keyif ve ilham verdi. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.